Psikoloji 3 dk okuma Selin Aydora
Zihinde dönüp duran keşke cümlelerinin işlevi
Bazı keşkeler bir saniye sürüp geçer, bazıları yıllarca geri gelir. Bu cümlelerin ne söylediğini anlamak ikisini ayırmayı kolaylaştırır.
"Keşke" ile başlayan cümlelerin hepsi aynı değildir. Bazıları bir saniye sürer ve geçer. Bazıları yıllarca aynı biçimde geri gelir. Bu cümlelerin ortak özelliği, olmamış bir dünyayı bir an için gerçek gibi kurmalarıdır. Zihnin bu alışkanlığı, ilk bakışta anlamsız bir işkence gibi görünür. Oysa oldukça belirli bir işi vardır.
Zihin neden olmayanı kurar
İnsan zihni, olan biteni tek başına değerlendiremez. Bir sonucun iyi mi kötü mü olduğunu anlamak için karşılaştırma yapması gerekir. Karşılaştırma yapacak gerçek bir alternatif yoksa, zihin bir tane üretir. "Keşke" cümleleri bu üretimin adıdır.
Bu yüzden en çok "keşke" doğuran durumlar, sonucu kıl payı kaçırılan durumlardır. Bir dakikayla kaçan tren, birkaç puanla kaybedilen bir sonuç, son anda değiştirilen bir karar. Alternatif senaryo ne kadar yakınsa, zihin onu o kadar canlı kurar. Uzak ihtimallere pek "keşke" denmez.
İşe yarayan keşke
Bazı "keşke" cümleleri öğreticidir. "Keşke o konuşmadan önce hazırlansaydım" cümlesi, bir sonraki sefere dair somut bir bilgi taşır. Burada alternatif senaryo, kişinin kendi kontrolündeki bir davranışa bağlıdır ve tekrarlanabilir.
Bu tür cümleler kısa ömürlüdür. Bilgiyi verir, dersi bırakır ve çekilir. Zihin onları yeniden yeniden kurmaz, çünkü işi bitmiştir. Genellikle bu cümleleri düşündüğünüzde bir huzursuzluk değil, bir netlik hissedersiniz.
Dönüp duran keşke
İkinci tür ise kontrol dışındaki şeylere bağlıdır. "Keşke o gün orada olmasaydım", "keşke o dönem her şey farklı olsaydı". Bu cümleler ders vermez, çünkü değiştirilebilecek bir davranış göstermezler. Buna rağmen zihin onları bırakmaz.
Sebep genellikle tamamlanmamışlıktır. Kapanmamış bir olay, söylenmemiş bir söz ya da anlamlandırılamamış bir kayıp varsa, zihin o boşluğu doldurmaya çalışır. "Keşke" cümlesi, boşluğu doldurma girişimidir. Doldurmadığı için de tekrar eder.
Bu döngünün en zorlayıcı tarafı, geçmişin bilgisiyle geçmişi yargılamaktır. Karar verirken bilmediğiniz şeyleri şimdi biliyorsunuz ve o kararı bu bilgiyle değerlendiriyorsunuz. Bu, adil olmayan bir muhasebedir. O günkü kişi, bugünkü verilere sahip değildi.
Cümleyi çevirmek
"Keşke" cümlelerini bastırmak işe yaramaz. Daha işe yarayan şey, onları bir soruya çevirmektir. "Keşke şöyle yapsaydım" cümlesinin yerine "bundan sonra benzer bir durumda ne yaparım" sorusunu koymak. Bu geçiş, geçmişi silmez ama enerjiyi ileriye taşır.
İkinci bir yöntem, alternatif senaryoyu sonuna kadar kurmaktır. Zihin genellikle alternatifi yarım bırakır: "keşke o işi kabul etseydim" der ve orada durur. O senaryonun devamını da düşündüğünüzde tablo değişir. Kabul etseydiniz başka zorluklar, başka kayıplar da olacaktı. Alternatif dünyalar, hayal edildiği kadar temiz değildir.
Bir ayrım daha vardır: yapılan şeye dair keşkeler ile yapılmayan şeye dair keşkeler. Kısa vadede yapılan hatalar daha çok acıtır; yanlış söylenmiş bir söz, aceleyle verilmiş bir karar. Ancak zaman geçtikçe tablo tersine döner. Yıllar sonra insanların en çok üzerinde durduğu şeyler, yaptıkları değil yapmadıklarıdır. Denenmemiş bir yol, sorulmamış bir soru, söylenmemiş bir cümle.
Bunun sebebi, yapılan hataların sonuçlarıyla birlikte kapanmasıdır. Ne olduğunu bilirsiniz, bir şekilde toparlarsınız. Yapılmayan şeyler ise hiç kapanmaz; sonucu bilinmediği için zihin onları istediği gibi kurar ve genellikle olduğundan parlak kurar.
Bazı keşkelerle yaşamak
Her "keşke" çözülmez. Bazıları gerçek bir kayba işaret eder ve o kayıp geri gelmez. Bu durumda hedef, cümleyi susturmak değil, onunla kurulan ilişkiyi değiştirmektir.
Bir "keşke" cümlesi geldiğinde onunla tartışmak yerine ne söylediğine bakmak daha yumuşak bir yoldur. Genellikle söylediği şey basittir: orada bir şey önemliydi. Cümlenin altında bir değer vardır. "Keşke daha çok görüşseydik" cümlesi, o kişinin önemli olduğunu söyler. Bu haliyle cümle bir suçlama değil, bir hatırlatma olur.
Zamanla bu cümlelerin sıklığı azalır. Tamamen kaybolmaz ve kaybolması da gerekmez. Hiç "keşke" demeyen biri, muhtemelen hiçbir şeye yeterince önem vermemiş biridir. Mesele bu cümleleri yok etmek değil; onların zihinde ne kadar yer kaplayacağına karar verebilmektir.